4 Ağustos 2011 Perşembe

Tatil İstiyorummm:))

öncelikle içinde olduğumuz bu güzel ayın herkese hayırlara vesile olmasını ve Allahın yaptığımız ibadetleri ve dualarımızı kabul etmesini canı gönülden isterim
9 iş günü olan tatilim geçtiğimiz pzt itibari ile bitti ve ben oğluşumun mis koynundan ayrılıp her sabah işe geliyorum isteksizce olduğu için midir bilmem bu aralar işlerim de çok önemli olmasa da küçük hatalr yapıp kendimi işten daha da soğuttum tebii soğumakla kalmayıp amirim de ikazımı yedim haklı myıdı haklıydı ramazana versem malum sebebten daha oruca başlayamadım haftaya ne yapıcam kimbilir
benim eşimin ailesi ünyede benim ailemde zonguldakta oturduğu için tatillerimizde ya ünyede ya zonguldakta ya da her ikisinde de olmak durumunda kalıyoruz ve bu bazen (özellikle de doruk doğduktan sonra) çok yorucu olabiliyor
benim bebeğime kuzenim bakıyor çok da iyi oluyor benim için bu knuda çok şanslı olduğumu biliyorum ama tek sıkıntısı evinzde bazen eşiniz ve çocuğunuzla olmak istiyorsunuz ama bu şu durumda pek mümkün olmuyor
oğlumla evde haftaiçi başbaşa geçirdiğimiz onun uyuduğu zamanlarda internete girdiğim ya da kitap okuduğum zamanları özlüyorum
ben yalnızlığı seven yalnızken kendine çok yetebilen biriyim film izlemeyi, kitap okumayı ya da nette gezinmeyi severim ve gün içinde mutlaka birini yapmalı kendşmle biraz başbaşa kalmallyım
benim annem ve ablam öyle değildir mesela bir dilim ekmeği bile kendileri yiyemez mutlaka yanlarına biri gelsin isterler ben kahvemi de yemeğimi de kendimle yemekten zevk alırım
yanlış anlaşılmasın arkadaşlarla ya da ailecek yenen yemekler de başkadır ama ben yalnızlığı da severim ve ararım
ama eğer artık bir çocuğunuz varsa öncelik tabiiki onun bakımı ve keyfi
bu tatilde ünyeye gittik oğluma ve bize çok iyi geldi oğlumun babannesi beni hep dinlendirdi yemekler yaptı yedirdi içirdi en güzeli sabah uykularıydı ama ben yine de evime dönmek istedim en azından 3 gün bile olsa ben eşim ve oğlum evimizde başbaşa kalalım istedim evimize döndük oğlum bal gibiydi bize hiç yaramazlık yapmadı alıştıklarımz dışında:)
öğleden sonraları uzun uykular çekerek babası ve bana film keyifleri yaşattı
benim tatilim o 3 gündü yetti mi yetmedi ama beni idare ediceğini biliyorum

14 Temmuz 2011 Perşembe

neden öldüler

neden öldüler
evt hepimizin tatil için plan yaptığı, sıcaktan bunalıp bir cafede soğuk buhar üfleyen ufoların serinlettiği bir yerde oturup arkadaşalarımızla konuşurken son günlerde aldığımız kilolar, ya da aklımızda kalan ama limitini aşan kredi kartlarımız, of bu dondurmayı yesem mi yemesem mi derdi, işten yorgun argın geldiğimizde evde oynamak biraz sevilmek için bizi bekleyen bebelerimiz gibi canımzı yeteri kadar sıkan şey varken bir de bu diyarbakır da ölen çocuklar, birilerinin kuzuları, canlarıyla besledikleri, neden öldüler
kim için bizim gbi içi boşaltılmış hayatları korumak için mi
Onlara Allahtan rahmet, onların ölümüne sebeb olanlara Allahtan lanet diliyorum
Allahım yaşatmasın daha başka hayatlar solmasın, başka anneler babalar bu acıyı yaşamasın inş.

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Sporda Şike

Çok sporla ilgilenir misiniz bilmem ama ben öyle sıkı maç izleyicilerinden olmasam da bir şekilde içindeyimdir:)
Fanatik Galatasaraylı bir ailede büyüdüm. Babam, kardeşim, halalarım, amcalarım ve babannem ,tabii tüm kuzenler falan .Ailemizden galatsaraylı olmayanlar parmakla gösterilecek kadar az ve ayıplanan kişilerdir. Daha sonra eşim ve ailesi. Biz de yenidoğana getirilecek hediye bellidir. Galatasaray Store gidilir ve yenidoğan seti alınır. Eniştem fenerli olmasına rağmen iki yeğenimde bu tulumlarla büyümüş ve fanatik galatasaraylı olmuştur. Doruk'u sanırım söylememe gerek yok:))
Eşimle flört zamanımızda İstanbul'a gittiğimde beni apar topar ilk getirdiği yer Ali Sami Yen olmuş ve Bak canım burası stad burası da çadır demişti. Şimdi yerinde yeller esiyor:((
bizim önce babamla daha sonra eşimle çok maç anımız vardır. Şimdi çogunu gülerek hatırlasak da o zamnlar onlara çok kızmıştık
ben de maçları takip etmesem de mutlaka bilirim çoğu şeyi. Sabah eşimle işe gelirken Radyo Spor açık olur ve barış ergülle başlarız güne:))
Şu ara ülkemiz gündemine bomba gibi düşen bir olay" futbolda şike "
sizce var mı bence var bu kadar büyük isimler ellerde iyi deliller olmasaydı kesinlikle içeri alınamzlardı. Aziz yıldırım bu suçlamalardan dolayı hasta oldu hastanelerden çıkamıyor. Hani bir söz vardır adam karısını aldatınca değil yakalanınca pişman olur bu da o hesap Önceleri ya yazık adamın ailesi perişan oldu koskoca Aziz yıldırım diye düşünüyordum. Şimdi düşünüyorum ve acımasızlıklarla buralara geldiklerini mafya gibi yönettiklerini düşünüyorum bu spor kuluplerini
bu sene şike suçunu yasallaştırırken hepsi evt oyunu verdi çünkü asla yanmayız biz diye düşündüler ama planladıkları gibi gitmedi. Ben sadece fenerbahçe kulubünü suçlamıyorum zamanında tüm kulüplerin bunu yaptığına eminim hatta dün eşime "iyi ki gs kötü bir lig geçirmiş iddiası olsaydı o da karışırdı " dedim hak verdi. Artık her yere bir adalet gelmeli . Sporda şike ne kadar acı geliyor. Her sene bir Anadolu takımı kendi emeğiyle ligde bir yere gelmeye çalışıyor ama parası olan 3 büyükler bunların başını eziyor.
Hakedenler cezasını çeksin
Şu İbrahim Akın komedisine ne demeli
İbrahim Akın fener maçında gol atmaması için verilen 100 bin doları alıp almama konusunda bir hocayı arayıp caiz midir diye sormuş Hoca da birazını fakir fukaraya dağıtırsan olur demiş
gülelim mi bu ne ya babamın bu habere yorumu gayet açık
"o hoca da kesin fenerbahçeli":))))
not: kesinlikle tüm fenerbahçe taraftarı adına üzüldüğümü söylemeliyim benim derdim kesinlikle yöneticilerle nasıl ki geçtüğümiz ligde yöneticilerin başarısızlığı yüzünden üzülen galatsaray olmuşsa şimdi de olan fb lilere oldu. Ama bu kişiler cezasını çeksin biz de temiz bir lig izleyelim

Doruk'lu Hayat

Blogun isminden de anlaşıldığı gibi benim Doruk isminde bir oğlum var (ben daha çok köftem diyorum ona)
ne kadar sevdiğimden anneliğin ne kadar süper bir duygu olduğundan bahsetmek istemiyorum. Zaten anne olanlar biliyor, olmayanlar da sürekli duyuyorlardır
Eşimle uzun bir birlikteliğin sonunda evlendik evliliğimizin 2. yılında da bebek sahibi olmaya karar verip Allaha çok şükür fazla beklemeden oğluşumuza sağlıkla kavuştuk evt buraya kadar her şey çok güzel
hala da çok güzel ama çok zor
oğluma 13 ay boyunca kendim baktım şu an 15 aylık ve onu gerçekten seven bir ablası var. Oğlum en başından beri biraz hareketli bir çocuktu. Önceleri oğlumun ayından erken gösterdiği motor becerileri, emeklemeleri, bir yerlere tutunup kalkması ve son olarak 11 aylıkken yürümeye başlaması bizi çok memnun etti. Her yerde bununla övünür olduk. Tabii tecrübeli anneler eminim benim bu böbürlenmelerime gülmüşlerdir. Tabii ozamanlar da zordu mesela ben oğlumu 3 aylıkken kendi yatağımın tam oratsına koydum ilaç içirmiştim ve ilacı dolaba koymak için mutfağa gittiğimde bir kütleme oldu . Yaşadığım o şoku asla unutamam sanıyorum .Bir süre mutfaktan odaya gidemedim. O günden sonra oğlumu hiç yatakta yatıramadım. Salonumun ortasında duran çok severek yaptırdığım deri sehbayı oğlum 6 aylık olduktan sonra dış kapının önüne koydum. Her ne kadar annemler bu yaptığıma " ben sizi büyütürken hiçbir şeyin yerini değiştirmedim" diye karşı çıksalar da benim oğlum buna izin vermiyordu. ne zaman onu yerdeki oyun halısına yatırsam çocuğumu sehbanın altına girmiş ve sıkışmış buluyodum. Tabi ordan çıkarırken genelde kafasını da çarpıyordu.
7 aylık olup da emeklemeye başladığında benim oğlum inanılmaz hızlandı. tüm evi dolaşıyor ve inanılmaz manevralar yapıyordu. önceleri çok sevimli ve çok akıllı diye eşimle birbirimize bakıp kendimizle gurur duyuyorduk. Her ay oğlum daha da gelişti ben de geliştim sayesinde öncelikle kapı stopperıyla başladığımız güvenlik önlemlerimiz fırın, buzlabı ve klozet kilitleriyle devam etti. Evim de her yerin bir kilidi var.En son oğlumu elinde nerden bulduğunu kesinlikle kestirmediğim bir makasla çekmece kilidini kesmeye çalışırken buldum.
Bunlara bir şey söylemiyorum tabii olucak bitki gibi büyümeyeceğini tabii ki biliyorduk ama bazen bir es vermek istiyorsunuz.İşten geldiğinizde sizi ve me_meyi bekleyen kucağınıza anniii diye atlayan dünya tatlısı bir oğlunuz var. Onunla saatlerce yatakta yatmak onu emzirmek ona sarılmak istiyorsunuz.Biz oğlumla bu şekilde yatağa yatıyoruz o emerken ben onun her yerini mıncıklayıp öpmeye çalışıyorum. Ama o işi bitince kalkmak yatağın üzerinde duran aynaya vurmak onu aşağı indirmek ,karnı doydukdan sonra koparacak şekilde me_memi ısırmak, sürekli kucağıma gelmek istiyor. Ben üzerimi değiştirip mutfağa yemek hazırlmaya gtiimde ya ocaktaki yemeğe uzanmak ya da tüm dolapları aşağı indirmek istiyor.oğlumla ilgilenmeyi , yemek yapmayı, evimin toplu olmasını isteyen ben malesef eşimi hep yorulmuş ve sinirli bir şekilde karşılıyorum. çoğunlukla hoşgeldin yerini nerdesin 'e bırakıyor. Haftaasonları ise bambaşka bir konu çoooook uzun sürer :)
işin en zor yanı yine de bu değil asla şikayet etmiyorum evt zorlanıyorum tecrübesizim, hazırlıksız bir anneyim ama sürekli şükrediyorum bunları yapabildiği ve sağlıklı olduğu için
en zor yanı sabahları:((
sabah 6 da uyanıp sürekli memede kalmak istiyor evt alıştık bu şekilde ikimiz de uyuyabiliyoruz iyice dalmışsa 7 buçuk gibi yanından kalkıyorum (hala ayırmadım beraber yatıyoruz beceremedim de diyebiliriz) anında gözlerini açıp ağlamaya başlıyor. Tekrar uyutuyorum bazen uykuya geri dönebilse de çoğunlukla yataktan kalkıyor ve asla yanımdan ayrılmıyor. Giyindikten sonra biz de yatılı olan ablasını uyandırıyorum onu gördüğünde o kadar çok ağlıyor ki anlıyor annesinin gidiceğini sadece benim kucağıma gelmek istiyor. Ben her sabah tüm uzmanların asla yapmayın demesine rağmen kaçarak gidiyorum evden. apartmandan çıktığımda hala ağlayan oğlumun sesini duyuyorum. Acı veriyor , çoğunlukla ben de ağlıyorum beni teselli etmek eşime düşüyor. oğlum bizden ayrı büyüyor bu da bana acı veriyor

14 Haziran 2011 Salı

bunu yapmak istiyorummm

evt bunu yapmak istiyorum o kadar çok seviyorum ki blogları okumayı ben de yazmak istiyorum ama bu konuda çok tembelim ve bilgisizim.
kimse okumasa da ben de bir blogger olmak istiyorum bundan sonra hergün bir post giricem belki yolunuz düşer tanışırız:))

30 Ocak 2011 Pazar

kısaca ben

Bloğumu oluştururken herhangi bir kategoriye koymadım ama her şeyden birazcık olacağını söyleyebilirim .Çünkü çok fazla şey ilgimi çeker (spor yapmak hariç)
kendimden uzun uzun bahsetmek istemem. Ben yazmaya devam eder, siz de okursanız birbirimizi daha yakından tanırız.Kısaca 1981 zonguldak doğumluyum, 2008 yılında çok sevdiğim canım sevgilimle evlendim, 30.03. 2010 yılında balım, hayatım ve güzel olan her sıfatın yakıştığı oğlum Doruk'un annesi oldum. 5 yıldır kamuda çalışıyorum. Bunun neredeyse son 1 senesini doğum izni olarak kullandığım için evdeydim. Yarın dolacak olan yasal süremi idarecilerimden öğrendiğim, 3 ay daha alabileceğim ücretsiz izinle uzatmanın doyulmaz, anlatılmaz sevincini yaşamaktayım. Oğluşumla koyun koyuna tüm gün geçecek bir 3ay daha benim için en büyük ödül oldu. Darısı tüm güzel bebişlerle annelerinin.
Kitap okumak, film izlemek benim için vazgeçilmez. Son zamanlarda sinemaya pek gidemesem de evden takip etmeye çalışıyorum. Buna da şükür:))

merhaba

bu benim ilk postum
çok uzun zamandır bloglar hayatımda ve bana kesinlikle çok şey kattıklarını söyleyebilirim
blog yazan arkadaşların tecrübelerinden çok faydalandım.Belki ben de birilerine bazı konularda ufacık bir fayda sağlarım diye düşünerek bu bloğu oluşturuyorum.Blog yazmakla ilgili hiçbir şey bilmiyorum. Hiç okuyucum olucak mı onu da bilemiyorum. Umarım bu anlık bir heves olarak kalmaz ve ben de kendimi ifade edebileceğim ilgilerimi, bildiklerimi paylaşabileceğim, güzel arkadaşlıklar kurabileceğim bir blog oluşturabilirim. Belki bu kadar bloğun arasından beni bulur, evime konuk olur, bana güzel bir yorum yazarak beni cesaretlendirebilrisiniz. O zaman şöyle bir şey yapalım bu ilk postuma yorum yazan ilk arkadaşa küçük bir hediye göndereyim. Bu aralar merak sardığım ve sevdiklerime de ördüğüm snoodlardan bir tanesini bu yazıma yorum yazan ilk arkadaşa hediye olarak göndereyim:))
sevgiler